Boyun Fıtığı
28 Aralık 2015
Prostat
28 Aralık 2015

Check Up

Check-up hiçbir rahatsızlık olmadan ya da belirli bir hastalığı düşündürmeyecek kadar hafif önemsiz şikayetlerde yapılan genel ve kapsamlı sağlık taramasıdır. Olabilecek hastalığı erken teşhis edip tanımlamayı sağlar. Sosyal refah düzeyi yüksek ülkelerde çok gelişmiş ve yerleşmiş bir kavram vardır: Koruyucu hekimlik. Yani kişi sağlıklıdır, hiçbir şikayeti yoktur ama rutin muayene ve tetkikleri yapılır. Henüz ülkemizde oturmamış olan bu kavram ve içeriği günümüzde, kişisel check-up programları ile yaygınlaşmaktadır.

Teknoloji ve bilgi patlamasının baş döndürücü hızla geliştiği bir çağda yaşıyoruz. Bu hızlı teknolojik gelişmelerin önemli bir bölümü tıbbi teşhis alanında görülmektedir. Örneğin; basit bir kan tahlili ile kalp hastalığı açısından risk taşıdığımızı tespit edebiliyoruz. Ya da hiçbir şikayetimiz olmadığı halde bilgisayarlı tomografi ile tümörlü bir hasta olduğumuz gerçeği ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Önemli olan, teknolojinin bize sunmuş olduğu bu güzelliklerden hastalık hali oluşmadan faydalanmaktır. Check-up önemi burada devreye girer. Çünkü check-up erken teşhis için ilk ve önemli bir adımdır. Hastalık oluştuktan sonra yapılan tahliller check-up demek değildir. Çünkü geç kalınmış ve hastalık hali oluşmuştur. Bu tür hastalar, hastalığının dışındaki diğer muhtemel hastalıkların teşhisi için farklı check-up programlarına dahil olabilirler.

Check-up bir zorunluluk mudur? Check-upa nasıl karar verilir?

Hastalıktan önce sağlığın, yokluktan önce varlığın, tükenmeden önce boş zamanın kıymetini bilmek zorundayız. Check-up bir zorunluluk değildir. Ama sağlığımız önemli ise hastalanmadan önce check-up programlarına katılmak önemlidir.

Check-up türleri hakkında nelerdir?

Bazı hastalıklar bazı bölgelerde daha sık görülür. Ülkemizde her dört kişiden biri yüksek tansiyonludur. Yüksek tansiyonun kalp-damar sistemine verdiği sayısız zararlar vardır. Basit bir kalp-damar check-up programı ile bunu teşhis edip önlemleri alınabilir. Örneğin; Japonyada mide kanserine ait ölüm hızı, diğer ülkelere göre belirgin olarak yüksek iken, Japonların kitle tarama çalışmaları sonucu bu hızda azalma görülmüştür. Kişinin sosyoekonomik durumu, yaşam şartları, beslenme ve yemek alışkanlıkları, genetik özellikleri (soyda geçen hastalıklar açısından) dikkate alınarak, hem milli serveti israf etmeden ekonomik davranmak, hem de hedeflediğimiz sağlıklı bilgilere ulaşmak için check-up programları belirlenebilir. Ailesinde şeker hastası olmayan birisinin kan şeker sonucu normal sınırlarda çıkmasına rağmen şeker yükleme testi yapmak gereksiz ve de anlamsızdır. Mesela illa da beni bilgisayarlı tomografiye koyarak baştan aşağıya check-up yaptırın diyen hasta adayımıza bunun sınırları çizilmeli, tıbbın uygun gördüğü program uygulanıp israf engellenmelidir. Kişi birkaç küçük tahlil içeren mini bir check-up programı için başvurmuş olsa da, sağlığının sorumluluğunu üstlenmiş olduğumuzdan, gerektiği zaman bu programın dışına çıkılabilmelidir. Bu noktada kişinin sağlığını muhafaza etmek, ekonomik durumunu muhafaza etmekten daha önemlidir.

Check-up kimlere uygulanabilir?

Check-up’ta cinsiyete, yaşa, kişinin yakınlarında görülen hastalıklara, yaşadığı coğrafik bölgelere göre paket programlar uygulanabilir. Kişi bayan ise, bayanlarda sık görülen meme ve rahim kanserlerine yönelik programlar uygulanabilir. 50 yaş civarında bir erkek ise bu yaşlarda sık görülen prostat hastalıkları açısından bir program gerekebilir. Ailesinde şeker hastalığı olan kişiye diabet-şeker hastalığı açısından bir check-up programı önerilmelidir. Doğu Karadenizde yaşayan ve iyot açısından yetersiz beslenen check-up adayı da guatr yönünden incelemeye alınabilir. Bu sınırlamaları ekonomik davranma kaygısı güderek en kısa yoldan hedefe ulaşmak için yapıyoruz. Ancak bunu yaparken sınırlar keskin hatlarla belirlenmemeli, esnek de tutulabilmelidir.

Check-upa talebin son dönemde daha çok olmasının sebebi nedir?

İnsanlarımızın sosyoekonomik ve refah düzeyinde görülen artışın yanı sıra aynı oranda sağlık alanında da bir bilinçlenme görülmektedir. Artık insanlar nasıl otomobilinin rutin kontrollerini yaptırıyorsa, kendi sağlığı için de rutin kontrollerin yapılması gerektiğine inanmaktadır. Özellikle İstanbul’da hızla artmakta olan sağlık kuruluşlarının vermiş olduğu çeşitli hizmetlerin bu bilinçlenme düzeyinin oluşmasında önemli bir katkısı vardır. Bunun yanı sıra hızla artış gösteren özel sağlık sigortalarının rolünü de gözardı etmemek gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir