İdrar Kaçırma Tedavisi Ne Zaman Başlanmalı?

Soğuklarda Hastalıklara Kapınızı Kapatın
12 Şubat 2016
Annedeki Depresyon Bebekte Astımı Tetikliyor
14 Şubat 2016

İdrar Kaçırma Tedavisi Ne Zaman Başlanmalı?

Uluslararası Çocuk Kontinans Derneği’ne (ICCS) göre enürezis, 5 yaşından sonra sosyal olarak uygunsuz yer ve zamanda normal işeme olarak tanımlanmıştır. Sıklıkla gece altına kaçırma (nokturnal enürezis (NE)) olarak karşımıza çıkmaktadır.

Enuresis yani idrar kaçırma iki alt grupta incelenmektedir. İlki gün içerisinde herhangi bir belirti vermez. Yalnızca gece yatak ıslatma şeklindedir. İkinci tipi ise gece yatak ıslatmanın yanında gün içerisinde sık sık idrara gitme, ani sıkışma hissi, gündüz idrar kaçırma, kronik kabızlık gibi bulgular eşlik etmektedir. Primer enürezis noktürnadan bahsedilirken doğumdan itibaren hiç kuru dönemin olmaması, sekonder enürezis de idrar kaçırmanın 6 aydan uzun bir kuru dönemden sonra tekrar başlaması kastedilmektedir.

İdrar kaçırmanın birkaç sebebi vardır. İdrar yolu enfeksiyonları, mesane yani idrar torbası kapasitesinin azlığı, ruhsal olarak çocuğa stress ve sıkıntı oluşturan etkenlerin varlığı, özellikle gece idrar kaçırmalar için uyku bozuklukları, gece idrar miktarında artış gibi nedenler bulunmaktadır. Ayrıca anne baba ve yakınlarında gece idrar kaçırma şikayeti olan çocuklarda daha sık görüldüğü bilinmektedir.

Yapılan çalışmalarda enürezis noktürna, 5 yaşındaki çocukların %15-20’sinde, 10 yaşında %5; 10-17 yaş arası %2-3 ve 17 yaş üzerindekilerin %1’inde görüldüğü bildirilmektedir. Erkek çocuklarında kız çocuklara oranla 1,5 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir.

Nasıl tedavi edilir?

Birçok olgu tedavi edilmese bile kendiliğinden ilerleyen dönemlerde düzeldiği bilinmekte. Ancak idrar kaçırma hem çocuğun hem de ailenin sosyal hayatını oldukça olumsuz yönde etkiler.

5 yaşından önce idrar kaçırma tedavisine başlamak erken kabul edilmektedir. 5 yaşından itibaren tedavi zamanını aile ve çocuğun beklentilerine göre düzenlemek gerektiği ve okula başlamadan önce tedaviye başlanması gerektiği bildirilmektedir.

Tedaviye başlamadan önce 3 gün üst üste olacak şekilde yapılan ve işeme zamanı, günlük işeme sayısı, işenen idrar miktarı ve idrar kaçırmaların sayısının daha net belirlenebildiği işeme günlüğünün tutulması faydalı olur.

İdrar kaçırma için tedavi seçenekleri olarak davranışsal tedavi (destekleyici tedavi), enüretik alarm tedavisi, ilaç tedavisi ve akupunktur sayılabilir.
Davranışsal, destek tedavileri içerisinde biyofeedback tedavisi olarak isimlendirilen ve çocuğa pelvik taban (idrar kanalı çevresinde idrar yapma ve tutmaya destek olan kaslar) kaslarını doğru bir şekilde kasmayı ve gevşemeyi öğreten etkili bir tedavi yöntemi mevcuttur. Biyofeedback tedavisi ile özellikle hem gece hem gündüz idrar kaçırma problem olan nörolojik ve anatomik olarak normal olan çocuklarda ek başka bir tedaviye ihtiyaç duymadan sağlanan başarı oranları oldukça yüksektir. Biyofeedback tedavisinde çocuk sırt üstü yatırılır ve pelvik taban bölgesine 3 adet elektrot yapıştırılır (EMG elektrotları kas fonksiyonlarının ölçümleri amaçlı kullanılan bantlardır).

Bilgisayar ekranında bir animasyon ile çocuğa pelvik taban kaslarını nasıl kasıp gevşetebileceği oyun vasıtası ile öğretilir. Pelvik taban kaslarının tam olarak farkına varması ve doğru kontrolü sağlaması için 6 ile 10 seans arası biyofeedback tedavisi gereklidir. Biyofeedback tedavisine ek olarak çocuğa evde kendi başına yapması için egzersizler verilir.

Gece altına kaçıran çocuklarda medikal tedavi olarak çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların düzenli ve uygun kullanıldıkları takdirde ciddi hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır ve güvenle kullanılabilir.

Yine ilaçların etkisiz kaldığı durumlarda veya ilaç kullanamayan hastalar için gece yatmadan çocuğun iç çamaşırına veya yatağa bağlanan ve idrar kaçırma meyana geldiğinde alarmla çocuğu uyandırmayı sağlayan enuresis alarm cihazları mevcuttur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir